Kadının Yüzde 80’i Ondan Şikayetçi.!

Tarih: January 21, 2011 Kategori: , , , ,
Vücutta meydana gelen her türlü ağrı için özel bir klinik oluşturan Sema Hastanesi, Prof. Dr. Nurettin Lüleci başkanlığında kurduğu Sema Spinal Ağrı Merkezi’yle kronik ağrıları nedeniyle günlük hayatı zorlaşan hastalara derman oluyor.
Prof. Lüleci’nin verdiği bilgiye göre, kendisine gelen hastaların yüzde 80’i kadın. Özellikle ev kadınlarının ağrıdan daha çok şikâyetçi olduğunu belirten Lüleci, ağrının tedavi edilebilir olduğunu açıkladı.
Kadının yüzde 80’i ondan şikayetçi!Özel Sema Hastanesi’ne bağlı Sema Spinal Ağrı Merkezi’yle kronik ağrılar çeken hastaların yeni adresi oldu. Lazer, radyo frekansı gibi gelişmiş teknolojileri kullanan Ağrı Merkezi’nin Başkanı Prof. Dr. Lüleci, tüm işlemleri röntgen cihazları eşliğinde yapıyor tedavi yöntemlerini ameliyat değil, ‘girişim’ olarak tanımlıyor. Farklı uzmanlık alanlarından doktorların ortak fikirleri ile geliştirilen tedaviler özellikle migren, kanser ağrıları, bel-boyun fıtıkları, omuz, kalça ve diz kireçlenmeleri, damarsal kökenli ağrılar, nöropatik ağrılar, adale kökenli ağrılarda uygulanıyor.

Kadınlar çabuk yıpranıyor
Kendisine gelen hastaların yüzde 80’inin kadın olduğunu belirten Lüleci, hasta profili hakkında şu bilgileri paylaştı: “Benim hastalarımın yüzde 80’i kadın. edenlerini pek düşünmemekle beraber erkekler streslerini boşaltmada daha şanslıdırlar. Gün içersinde çok farklı fiziki mekânlarda bulunurlar. Ve fiziki koşullara daha dirençlidirler. Ev hanımları bu deşarj kaynaklarının hangisine sahip? Ev işleri, yemek gibi günlük aktiviteler zorunludur. Bu arada çocuk doğurma ve sık hormonal değişimler kadınların daha çabuk yıpranmasına neden olmaktadır. Bütün bunlar stres kaynağı olup ağrı algısında bile değişikliklere neden olmaktadır. Bunun dışında yurt dışından ciddi oranda hastamız oluyor.”
Stresten uzak durun
Ağrıdan kurtulmanın mümkün olduğunu söyleyen Lüleci, genelde 1-3 yıl arasında ağrının yaşam kalitesini bozmayacak düzeye çekilebileceğini belirtiyor. Bazen ağrı kısır döngüsü kırılınca bir daha tekrar etmemesinin bile mümkün olduğunu ifade eden Lüleci, “Eğer doktorunuzun önerilerine uyarsanız ağrı kapınızı hiç çalmayabilir. Bu arada genel prensipler var tabii ki; kilo almayın, çok ayakta kalmayın, vücudunuzu hırpalayacak derecede yorulmayın. Yorucu olmayan egzersizleri yaşamınızın bir parçası haline getirin. En önemlisi de stresten uzak durun” diye konuştu.
Ağrı Merkezi’ne ilgi yoğun
Sema Hastanesi’nin dünyada tıp alanındaki güncel gelişmeleri takip eden yönetim ve tıbbi ekiplere sahip olduğunu söyleyen Lüleci, uluslararası akreditasyon kurumlarınca onaylanan geçerli tıbbi uygulamaların yapıldığı kurumda, görülen mevcut açığı kapatmak için bu merkezi açtıklarını dile getirdi. Ağrının eskiden bir hastalığın habercisi olarak kabul edildiğini, bugün ise başlı başına bir hastalık olarak görüldüğünü belirten Lüleci, özellikle Amerika ve diğer gelişmiş batı ülkelerinde bir ihtisas, uzmanlık kolu olarak kabul edildiğini ifade etti. Kronik ağrı tedavisinin özel bir eğitim gerektirdiğinin altını çizen Lüleci, Sema Hastanesi Spinal Ağrı Merkezi’nin halkın yoğun ilgisiyle karşılandığını aktardı.
Ağrı tedavisinde Hindistan’ın gerisindeyiz
Her doktorun ağrıyı tedavi edebileceğini, ancak ağrı kronik hale geldiğinde uzmanlık gerektirdiğini anlatan Nurettin Lüleci, Türkiye’de ağrı merkezlerinin öneminin kavranamadığını belirterek, şunları söyledi: “Maalesef bu alanda emekleme safhasından öteye gidilememiştir. Kendini yetiştirmiş, yurt dışı eğitimlerle geliştirmiş birkaç kişi tarafından işler yürütülmekte, diğer birçok ağrı kliniğinde uzmanlar zaten normalde yapması gereken yani uzmanlık eğitiminin gereği olarak öğrendiği epidural kortizon uygulamalarının ötesine geçememişlerdir. Özellikle radyolojik değerlendirme, fizik muayene ve nasıl görüş alışverişi isteneceği konusunda sıkıntılar söz konusudur. Halen 20’ye yakın üniversite ve 10 civarında Sağlık Bakanlığı’na bağlı eğitim hastanelerinde ağrı klinikleri ya da algoloji bilim dalları mevcuttur. Dünyadaki uygulamalara bakarsak örneğin bir Hindistan bizden çok daha ileridir.”

Bu Yazıyı Beğendinizmi?

Paylaş : Facebook Twitter Google Plus Pinterest Tumblr
Sayfa Başına Dön