REKLAM ALANI

Gaziantep'te Mucize Kurtuluş

Gaziantep'te Mucize Kurtuluş

Gaziantep'in Yavuzeli ilçesinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil, uçuruma yuvarlandı. Emniyet kemeri takılı olan sürücü feci kazadan hafif yaralı olarak kurtuldu.

Gaziantep'İn Yavuzeli ilçesinden Araban ilçesine seyir halinde bulunan M.T. idaresindeki 27 DS 597 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarındaki uçuruma yuvarlandı.

İlçe çıkışında meydana gelen feci kazada sürücü M.T. hafif yaralandı.
Emniyet kemerinin takılı olması sayesinde kazayı hafif atlatan M.T. sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından Şehitkamil Devlet Hastanesine kaldırıldı.
megahaber27
Sigara içmek isterken canından oldu! 3. kattan düştü

Sigara içmek isterken canından oldu! 3. kattan düştü

Cumhuriyet Mahallesindeki evinin balkonundan düşen 55 yaşındaki Cevdet Yıldırım hayata tutunamadı. 10 gün sonra yaşama veda etti.

Mardin'in Midyat ilçesinde evinin balkonundan düşen Cevdet Yıldırım (55), 10 gündür tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.


Olay, Midyat ilçesine bağlı Cumhuriyet Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 2'nci kattaki evinin balkonuna çıkan Cevdet Yıldırım, bir anda dengesini kaybederek beton zemine düştü. Çevredekilerin ihbarı ile olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Midyat Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Yıldırım, ilk müdahalesinin ardından Gaziantep'te özel bir hastaneye getirildi.

Hastanede 10 gün tedavi gören Yıldırım, bugün sabah saatlerinde doktorların tüm çabasına karşın yaşamını yitirdi. Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsinin ardından Yıldırım'ın cansız bedeni toprağa verilmek üzere memleketi Mardin'e gönderildi.
Gaziantep'te Kadın Cinayeti

Gaziantep'te Kadın Cinayeti

Gaziantep'te, sağlık sorunları nedeniyle işsiz olan Ahmet Kocaoğlan (50), 14 yıllık evli olduğu 1 çocuk annesi eşi Saadet Kocaoğlan'ı (49) elleriyle boğarak öldürdü. Polis tarafından öldürdüğü eşinin başında ağlarken bulunan Kocaoğlan, tutuklandı.

Olay, geçen Cumartesi günü saat 19.00 sıralarında, Hasırcıoğlu Mahallesi'nde meydana geldi. Yaklaşık 14 yıllık evli olan ve 1 engelli kızları olduğu öğrenilen Ahmet Kocaoğlan ile eşi Saadet Kocaoğlan, 1 ay önce satın alarak taşındıkları evde bilinmeyen bir nedenle tartışmaya başladı. İddiaya göre, Ahmet Kocaoğlan, eşini döverek hareketsiz kalıncaya kadar elleriyle boğazını sıktı. Gürültüyü duyan komşuların ihbarıyla olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık görevlileri, Saadet Kocaoğlan'ın olay yerinde öldüğünü belirledi.

Eşini boğarak öldürdükten sonra yatağın başında ağlarken polis tarafından gözaltına alınan Ahmet Kocaoğlan emniyete götürüldü. Saadet Kocaoğlan'ın cansız bedeni ise otopsi için Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. Kocaoğlan'ın cenazesi otopsinin ardından yakınları tarafından toprağa verildi. Çiftin engelli kızlarının ise akrabalarının yanına gittiği bildirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ahmet Kocaoğlan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
memohaber
Gaziantep havalimanına inen uçak büyük tehlike atlattı

Gaziantep havalimanına inen uçak büyük tehlike atlattı

Ankara'dan Gaziantep'e gelmekte olan THY7127 sefer sayılı uçağı Gaziantep havalimanına inerken büyük tehlike atlattı. "

Ankara'dan Gaziantep'e gelmekte olan THY7127 sefer sayılı uçağı Gaziantep havalimanına inerken büyük tehlike atlattı. Alçalmaya başladığı sırada kuş sürüsünün çarptığı uçağın burun kısmı hasar aldı.

Pilot uçağı zorlukla piste indirirken, çarpan kısımda hasarın ağır olması nedeniyle Gaziantep'ten Ankara'ya yapılacak sefer iptal edildi.

Planlı olarak 9.55 de Ankara'ya gidecek olan uçağın yolcuları bu seferden mahrum kaldı. Kuş sürüsünün çarptığı ve burun kısmının yamulduğu uçak tamiri için pistin kenarına çekildi.
memohaber
Uzman çavuş, eşi ve çocuğu ölü bulunmuştu! Gerçek ortaya çıktı

Uzman çavuş, eşi ve çocuğu ölü bulunmuştu! Gerçek ortaya çıktı

Tunceli'de uzman çavuşun eşi ve çocuğunu öldürerek intihar ettiği iddia edilmişti. Gerçek otopside ortaya çıktı. Uzman çavuşun göğsünde 2 kurşun tespit edilirken, katliam yapan kişinin uzman çavuş olmadığı belirlendi.

Uzman çavuşun eşini ve çocuğunu öldürdükten sonra intihar ettiği yönündeki ilk bilgiler, Malatya Adli Tıp Kurumunda yapılan otopsi sonrasında değişti. Otopside, Uzman Çavuş Hüseyin Bektaş’ın (35) göğüs kısmına 2 kurşun isabet ettiği, çocuğu Doruk Bektaş’ın (8) vücuduna 1 kurşun isabet ettiği ve eşi Sibel Bektaş’ın (34) ise kafasına 1 kurşun isabet ettiği tespit edildi.

İntihar eden bir kişinin göğüs bölgesine 2 kurşun sıkamayacağı ifade edilirken, olayı uzman çavuşun eşinin gerçekleştirmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ayrıca uzman çavuşun eşinin psikolojik tedavi gördüğü öne sürüldü.

CENAZELER ADIYAMAN'DA TOPRAĞA VERİLDİ

Tunceli'nin Atatürk Mahallesi'ndeki Jandarma Lojmanları'nda önceki gün Jandarma Uzman Çavuş Hüseyin Bektaş, eşi Sibel Bektaş ve çocukları Doruk Bektaş’ın cansız bedenleri ile karşılaşılmıştı. Olay yeri incelemesinin ardından cenazeler önce Tunceli Devlet Hastanesi morguna oradan da Malatya Adli Tıp Kurumuna otopsi için gönderildi. Yapılan otopsi sonrasında cenazeler Adıyaman’a getirildi.

Adıyaman’daki baba ocaklarına son kez getirilerek burada istenilen helallik sonrası cenazeler Adıyaman Belediyesi Yeni Mezarlık Camii'ne getirildi. İkindi namazı sonrasında kılınan cenaze namazının ardından Uzman Çavuş Hüseyin Bektaş’ın Türk bayrağına sarılı tabutu tören mangası tarafından omuzlarda taşınarak mezarlığa götürülürken Doruk ve Sibel Bektaş’ın tabutu ise yakınları tarafından omuzlandı. Cenazeler daha sonra Yeni Mezarlık'ta bulunan aile mezarlığında toprağa verildi.

Cenaze namazına, Adıyaman İl Jandarma Komutanı Albay Ercan Atasoy, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği (TÜMŞAD) Adıyaman Şube Başkanı Hacı Erdengi ve çok sayıda vatandaş katıldı.
mynet
8 Bin Bekçi alımı başlıyor

8 Bin Bekçi alımı başlıyor

Ön başvurular, 18 Mart ile 1 Nisan tarihleri arasında yapılacak.

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinden, 8 bin çarşı ve mahalle bekçisi alımına yönelik başvuru şartları ilan edildi.

Buna göre, adaylar, 18 Mart-1 Nisan tarihlerinde "www.pa.edu.tr" adresinden e-Devlet şifreleri ile giriş yaparak, ön başvuruda bulunabilecek.

Çarşı ve mahalle bekçiliği için adaylarda aranan şartlar ile alıma yönelik ayrıntılı bilgilere, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ve Polis Akademisi Başkanlığının internet sitesinden ulaşılabilecek.

BEKÇİLER NE KADAR MAAŞ ALIYOR

Bekçi olan kişiler devlet bünyesinde çalıyor olup memur statüsünde bulunmaktadırlar. Bu kapsamda bekçilik görevini yapan kişiler eğitim durumuna göre farklı maaşlar alıyor. 2019 yılı ocak ayı maaşı olarak lise mezunu olan yeni bekçiler 3 bin 970 lira maaş alıyor

EGM'DEN YAPILAN AÇIKLAMA ŞÖYLE

EGM'den yapılan açıklamaya göre, adaylar 18 Mart-1 Nisan 2019 tarihleri arasında http://www.pa.edu.tr adresinden e-devlet şifresi ile giriş yaparak ön başvurularını yapabilecek. 2019/1. dönem çarşı ve mahalle bekçiliği için başvurmak isteyen adayların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, en az lise veya dengi okul mezunu olması gerekiyor. En az 167 cm boyunda olması gereken adayların, beden kitle indeksi sınırı da 18 (dahil) ile 27 (dahil) arası olarak belirlendi.

EN AZ 1 YILDIR BAŞVURDUĞU İLÇEDE OTURMALI

Adayların; başvuru yaptığı ilin sınırları içerisinde en az bir yıldır ikamet etmesi, 18 yaşını tamamlamış, 31 yaşından gün almamış olması, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanmak, dolanlı iflas veya yüz kızartıcı başka bir fiilden dolayı hapis cezasından hükümlü bulunmaması, Türk toplum telakkilerine göre kötü şöhretli tanınmaması, kamu haklarından mahrum olmaması, kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezası ile mahkum bulunmaması, memuriyete engel bir halinin bulunmaması, silah taşımaya veya silahlı görev yapmaya hukuki bir engelinin bulunmaması, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinde belirtilen şartları taşıması gerekiyor.

Adayın kendisinin ve evli ise eşinin; genelev, birleşme yeri, randevuevi, tek başına fuhuş yapılan konut ve benzeri yerlerde çalışmış veya aracılık ve bekleyicilik fiillerinde bulunmamış olması, hakkında genel ahlak ve edebe aykırı mahiyette her türlü yazılı, sesli ve görüntülü eserleri, kaydedildiği materyale bakılmaksızın üretmek ve satmaktan veya kumar, uyuşturucu veya uyarıcı madde nedeniyle, herhangi bir adli veya idari soruşturma veya kovuşturma devam ediyor olması, bunlardan dolayı idari yaptırım uygulanmaması veya bu işler nedeniyle hüküm giymemiş olması da aranan şartlar arasında.

GÜVENLİK SORUŞTURMASININ OLUMLU GELMESİ GEREK

Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı nedeniyle tedavi görmüş veya görüyor olmaması gereken adayların, Sağlık Yönetmeliği hükümleri hariç, herhangi bir nedenle polis eğitim kurumlarından çıkarılmamış olması, terör örgütleri ile bu örgütlerin legal veya illegal uzantılarının eylemlerine, toplantılarına, yürüyüş ve mitinglerine karışmamış, desteklememiş ve katılmamış olması, herhangi bir siyasi partiye veya siyasi partilerin yan kuruluşlarına üye olmaması ve güvenlik soruşturması ile arşiv araştırmasının olumlu olması gerekiyor.
Gaziantep'te gece yarısı korkunç kaza! 2 ölü, 5 yaralı

Gaziantep'te gece yarısı korkunç kaza! 2 ölü, 5 yaralı

Gaziantep'in Şahinbey ilçesinde, sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobil, şarampole devrildi. Kazada 2 kişi yaşamını yitirdi, 2'si çocuk 5 kişi de yaralandı.

Kaza, dün gece, Bağlarbaşı Mahallesi'nde meydana geldi. Kilis yönünde giden Mustafa Aydoğdu (20) yönetimindeki 27 DN 207 plakalı otomobil, kavşakta, kontrolden çıkıp, şarampole devrildi. Kazayı görenlerin ihbarıyla olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlileri, yaptığı kontrolde, sürücü Mustafa Aydoğdu'nun yaşamını yitirdiğini belirledi.

Otomobilden yaralı çıkarılan Nazlı Saliha Deliçay (30), çocukları Talha Demir (6) ve Samet Deliçay (2) ile Ercan Özkeseci (26), Nadide Samanoğlu (47) ve Remziye Özkesici ambulanslarla kentteki çeşitli hastanelere kaldırılarak, tedaviye alındı. Sağlık durumu ağır olan Nazlı Saliha Deliçay, doktorların tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdi. Talha Demir ve kardeşi Samet Deleçay'ın ise hayati tehlikesinin olduğu belirtildi. Mustafa Aydoğdu ve Nazlı Saliha Deliçay'ın cansız bedenleri, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. Jandarma, kazayla ilgili soruşturma başlattı.
memohaber
Gaziantep'te Lüks otomobilde can pazarı

Gaziantep'te Lüks otomobilde can pazarı

Gaziantep’te dolu yağışından sebebiyle kayganlaşan yolda, 3 araç birbirine girdi. Can pazarının yaşandığı kazada, lüks otomobilde sıkışan kadın, sağanak yağışın altında kurtarılmayı bekledi. Araç içerisinde sıkışan kadın, başından akan kanlara rağmen, akrabasının sürekli ölüp ölmediğini sordu.

Bu sırada Kilis'ten Gaziantep istikametine gelmekte olan lüks otomobil ile kafa kafaya çarpışan kamyonet sürücü araç içerisinde sıkıştı. Kazayı fark eden bir başka bir kamyonet ise tarlaya yuvarlandı.

Yaşanan kazada kamyonet sürücüsü ağır yaralanırken, olay yerine gelen itfaiye ekipleri şahsı sıkıştığı yerden çıkartarak hastaneye kaldırdı. Kamyonetin çarptığı lüks araçta sıkışan Fatma D. isimli kadın ise sağanak yağmur altında kurtarılmayı bekledi. İtfaiye ekipleri tarafından sıkıştığı yolcu koltuğundan kurtarılmaya çalışılan yaşlı kadın, polis ekiplerine "Ahmet Yeter öldü mü" diye sordu.

Uzun süren kurtarma çalışmasının ardından araçtan çıkartılan kadın, hastaneye kaldırılırken, dolu yağışı sebebiyle yaşanılan kazada 1 ağır 6 kişi yaralandı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
megahaber27
Gaziantep'te sağanak ve dolu kazalara neden oldu: 1 ölü, 21 yaralı

Gaziantep'te sağanak ve dolu kazalara neden oldu: 1 ölü, 21 yaralı

İlk kaza, Gaziantep- Kilis karayolunda saat 14.30 sıralarında meydana geldi. Sağanak yağış ve ardından başlayan dolu nedeni ile kayganlaşan yolda, Gaziantep'ten Kilis'e yolcu taşıyan ve sürücüsünün ismi belirlenemeyen 79 M 0120 plakalı minibüs kontrolden çıktı. Araç, şarampole devrildi. Kazada, minibüsteki Suriye uyruklu 1 kişi yaşamını yitirdi, 15 kişi yaralandı.

7 KAZA DAHA OLDU

Aynı bölgede birkaç kilometre ara ile 7 araç daha kaza yaptı. Yağışla kayganlaşan yolda çarpışan ya da şarampole devrilen araçlardaki 6 kişi yaralandı.

Çevredekilerin ihbarı ile olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Yaralılar ekipler tarafından araçlardan çıkarılarak, ambulanslarla Gaziantep ve Kilis'teki hastanelere kaldırıldı. Suriye uyruklu kişinin cansız bedeni ise otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna götürüldü.

GÜVENLİK ÖNLEMİ ALINDI

Polis ve jandarma ekipleri kazalar nedeniyle yoldaki güvenlik önlemlerini artırdı. Ekipler sürücüleri hızlarını azaltmaları konusunda uyardı. Kazalarla ilgili soruşturmaların sürdürüldüğü belirtildi.
BBC, Gaziantep'te seçimi araştırdı :şok sonuçlar çıktı

BBC, Gaziantep'te seçimi araştırdı :şok sonuçlar çıktı

Gaziantep'te, 31 Mart'ta yapılacak yerel seçimde Cumhur İttifakı'nın adayı yine AKP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin. Millet İttifakı'nın adayı İYİ Parti'den Ejder Demir. Şehirde dengeleri değiştirebilecek adaysa, 15 yıl belediye başkanlığı yapan eski HDP'li DSP adayı Celal Doğan.

1989-2004 yılları arasında Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı olan Celal Doğan kendisini, "halk ittifakının adayı" olarak nitelendiriyor.

Gaziantep, geçen yıl cumhurbaşkanlığı seçiminde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yüzde 64 oy oranıyla destek vermişti. Genel seçimde, AKP ve MHP'nin oluşturduğu Cumhur İttifakı" aynı oyu almıştı.

Fatma Şahin ise 2014'te yüzde 54,7 oyla Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti.

Şahin, hem Cumhur İttifakı'nın adayı olması, hem güçlü kişisel ilişkileri, hem de her kesimle diyalog kurabilen bir isim olması nedeniyle seçimin yine favorisi.

HDP, yerel seçimde Gaziantep'te aday çıkarmadı. Eski milletvekili Celal Doğan'ı destekliyor.

Doğan'ın kişisel tanınırlığı, geçmişteki belediyecilik deneyimi nedeniyle muhalefetin adayı olarak Şahin'i zorlayabileceğine dikkat çekiliyor.

İki güçlü ve tanınır adayla yarışacak olan Millet İttifakı'nın adayı Ejder Demir'in yarışı ilk sırada tamamlamasına pek şans verilmiyor.

Sanayi şehri olmasına karşın, Gaziantep'te işsizlik en temel sorunlardan biri olarak gösteriliyor.

İç savaştan kaçan Suriyelilerin yarattığı sosyo-ekonomik sorun, en çok tartışılan konulardan. Mülteci sorunu bir devlet politikası olmasına karşın, belediye başkan adayları, Suriyeli mülteci sorununun çözümünü de vaatleri arasına almış durumda.

Peki 31 Mart yerel seçimlerine giderken, adayların vaatleri neler, Gazianteplinin tercihlerinde hangi etkenler belirleyici olacak?

BBC Türkçe, bu sorulara Gaziantep'te hem adaylar, hem de halkla yaptığı yüz yüze görüşmelerde yanıt aradı.

Gaziantep'in merkezinde yer alan Kırkayak Parkı'nda sohbet ettiğimiz emekli yurttaşlar Abdullah Güngördü ve arkadaşı Mehmet Korkmaz'a göre Şahin karşısında en güçlü aday Celal Doğan. Güngördü, Doğan'ın, partisinin gücüyle değil, kendi tanınırlığıyla ve yaptıklarıyla seçilmeye en yakın isim olduğunu düşünüyor:

"Millet İttifakı'nın başkan adayı biraz tanınmadığı için millet, Celal Doğan'a döndü. Celal Doğan'ın HDP'ye gitmesi biraz rahatsızlık yarattı millette. Onun haricinde yine de talep var. 'AKP'ye oy vermektense Celal Doğan'ı deneriz' diyorlar. O yüzden Celal Doğan'a şans veriyorum."


24 Haziran seçimlerinde HDP Gaziantep Milletvekili Adayı olan Güler Erat, parti seçmeninin Doğan'a destek vereceklerini belirtiyor, "Sloganımız, kaybettir kazan" diyor.

Erat, "HDP logosunun karşısına oy basılamayacak duygusunu anlatamam size. Ama çok ağır bir süreçten geçiyoruz. Kadınların, HDP siyasetinin nefes alamadığı bir süreç. O nedenle, kaybettir kazan diyoruz" diye konuşuyor.

Gençler ne istiyor?

Üniversiteye hazırlanan 3 arkadaş; Fatma, Berivan ve Ayşe, seçimlerde hangi partiye oy verecekleri konusunda kararsız.

"Tanınmak istemiyoruz" dedikleri için yüzlerinin görüntülenmesini istemeyen üç arkadaş işsizlikten, geçim sıkıntısından yakınırken, ders çalışacak kütüphanelerin de artmasını istiyorlar.

Ayşe, "Sadece yolları yeniliyorlar, binalar yapıyorlar, yok park, yok yol yaptık diyorlar, yaptıklarını da gözümüze sokuyorlar. Parkları, binaları yiyebiliyor muyuz, otobüsler öğrenci için pahalı, onu indiriyorlar mı? Hayır. Oyum değişecek mi? Evet değişecek ama hangi partiye vereceğim kararsızım, oy vermeyebilirim de" diyor.

Arkadaşı Berivan ise o kadar kötümser değil. "Fatma Şahin, en azından kadın, derdini anlatabiliyorsun. Masraflarımız hep AK Parti'den çıkıyor. Hangi parti kazanırsa kazansın bize destek sağlayamayacak ama Fatma Şahin bize maddi destek sağladı" diye konuşuyor.

Mülteci sorunu belirleyici

Gaziantep'te "Suriyeli" sorunu siyasetin en önemli belirleyicilerinden. Yaklaşık 500 bin mültecinin yaşadığı şehrin bazı ilçelerinde, Suriyeli sayısının yerli halkı geçtiğine dikkat çekiliyor.

Zaten sokakta yürürken, Suriyelilerle ilgili kimi ayrımcı sözleri de duymanız mümkün.

Savaştan kaçmış insanların "kapı dışarı edilemeyeceğini" savunanların yanı sıra, "Misafir misafirliğini bilmeli, misafir artık ev sahibini bastırdı" yorumları yapan da var.

Suriyelilerin artık kentte mahalleler oluşturması, "kapalı kutu" olmaları, ruhsatsız ve vergisiz iş yeri açmaları, en önemlisi de "güvenlik sorunu oluşturdukları iddiası" rahatsızlık konusu.

"Sadece birbirlerinden alışveriş yaparlar, dışarıya konuşmazlar, kapalı kutular. Uyum için en ufak çabaları yok. Sadece Türkmenler, bizim adetlerimize uymaya çalışıyor" diyorlar.

Suriyeli mülteciler, şehirde artık belli semtin sakinleri olmuş durumdalar.

Kentin en eski caddelerinden İnönü Caddesi artık "Halep Caddesi" olarak anılıyor.

Arapça tabelaları, konuşulan dili hemen fark etmek mümkün.

Geçmişe göre kiralar da 2, 3 kat artmış.

'Ben burada kalmak, vatandaş olmak istiyorum'

7 yıl önce Halep'ten Türkiye'ye gelen ve şimdi İnönü Caddesi'nde parfümeri işleten Muhammed, her konuda kendilerinin suçlanmasına tepkili.

Hâlâ vatandaşlık alamadığını belirten Muhammed, savaş bitse de ülkesine dönmemekte kararlı.

"Ben burada kalmak, vatandaşlık istiyorum" diyen Muhammed, bir sonraki aşamada Almanya'ya gitmek istiyor. Türkiye'de hayatın zor olduğunu, eğitim sorunları olduğunu anlatan Muhammed, "Suriyeli Suriyeli diyorlar, yav ne yapıyoruz biz? Dükkan kirası biz de veriyoruz. Mesela Almanya'da devlet para veriyor ama Türkiye'de yok. Ya çalışacaksın, ya hasta olacaksın..." diye yakınıyor.

Muhammed oy kullanamıyor ve Türkiye'de tek bir siyasetçiyi tanıyor:

"Bizim için sadece Tayyip, başka bilmeyiz."

Fatma Şahin: Artı 10'la seçileceğim

Adaylardan ilk görüştüğümüz isim, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin.

Şahin, "Ustalık dönemi" projelerini yaşama geçirmek için yeniden aday olduğunu anlatıyor. Bunların en önemlileri olarak, 200 bin metrekarelik kent meydanı, metro, 4 milyon metrekarelik yeşil alan yaratacak olan ve "kimlikli, çevreyle uyumlu bir akıllı şehir" diye nitelendirdiği "medeniyet şehri projesini" sıralıyor:

"1 Nisan itibariyle, halkımızdan yeniden vize aldığımız an itibariyle bu büyük işlere Bismillah diyeceğiz ve tamamlayacağız."

Şahin, Suriyeli mülteciler konusunda ise dışlayıcı politikalara karşı. YPG'den temizlenen Cerablus ve Afrin'de yaptıkları altyapı çalışmaları ile 400 bin dolayında mültecinin ülkesine döndüğüne dikkat çekiyor:

"Bu geri dönüşlerle birlikte Suriye'de o toprakların asıl sahipleri olan insanlarla komşuluk yapmaya başladık. Afrin ve Cerablus'a her türlü desteği verdik. Tamamen insani bakış açısı ile oluşturduğumuz bu Gaziantep modeli ile dünyaya bir vicdan dersi verdik. Eğer bir güvenlik koridoru olursa, şehrimizde kalan Suriyelileri ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, kutuplaşmalara mahal vermeden birlikte yaşam modelini hayata geçirmemiz şart. Göç ile gücü birleştirerek bir sinerji oluşturup yeni bir model yaratabiliriz."

Şahin, karşısındaki Millet İttifakı ve Celal Doğan'ın adaylığı nedeniyle kaybetme endişesi taşıyor mu?

Cumhur İttifakı'nın adayı bu soruya, "Hayır. Çünkü biz karanlık dehlizlerde gizli ittifaklar yapmıyoruz, her şeyi açık açık yapıyoruz. Bu, alanda karşılık buluyor" yanıtını veriyor.

31 Mart'ta kendisine çıkacak oy oranı konusunda da net:

"Genel çıkacak sonuçtan yüzde 10 farkla seçimi tamamlayacağız!"

Celal Doğan: Hain ilan edilecektim

Sürpriz bir kararla DSP'nin adayı olan Celal Doğan, ise kendisine CHP'den de HDP'den de adaylık teklifi geldiğini ancak reddettiğini belirterek, 2 dönem milletvekilliğinin ardından, kamuoyu baskısıyla aday olduğunu söylüyor.

Millet İttifakı'nın Gaziantep'i İYİ Parti'ye bıraktığını, bu sorun çözülmeden de aday olmayacağını net olarak ifade ettiğini belirten Doğan, süreci şöyle anlatıyor:

"Ben 'Aday olmayacağım' dedim. Ama o lâf üzerine 3 bin 500 telefon, binlerce mesaj, her gün geliyor. Ben siyasete 1977'de Ecevit'le başladım. DSP Genel Başkanı da parayla pulla ilgisi olmayan temiz bir genel başkan. Seçmene oy pusulasında bir adres lazım. Çünkü bağımsız aday olursanız, belediye meclisi yapamıyorsunuz. Adres olarak DSP'yi seçtim. Dedim ki, barış adına HDP'de siyaset yapmaya gittik, bu sefer de amblemi barış güvercini olan partiyi seçtik."

'Ayrışmış bir şehir buldum'

Doğan, bıraktığı Gaziantep'le şimdi yönetimini devralmaya aday olduğu kent arasında büyük fark olduğunu belirtiyor:

"Antep'i bıraktığımda, su var ya şişe suyundan temizdi. Bıraktığım su bile kirlenmiş. Bıraktığım şehrin havası Erzurum yaylalarından daha temiz havaya sahipti, hava kirliliği oranını belirleyen panolar vardı. Şimdi zehir soluyan, Türkiye'nin en kirli şehri.

"Bıraktığım şehirde birliktelik vardı, ayrışmış bir şehir buldum. Öyle ayrışmış ki, birbirlerinin cenazelerine bile gitmiyorlar.

"Türkiye'nin asayiş açısından en güvenliksiz şehrini buldum. Uyuyan illegal örgütlerin tüm hücrelerinin bulunduğu yer burası. Öyle bir yönetim buldum ki, devleti yönetenlerin, hiçbiri devlet kadrosu değil. Benim yaptıklarımı Antep'ten çıkarsalar, köy bile olamaz, mezra olur burası. Kentsel dönüşümü, insanları bütün değerlerinden uzaklaştırarak yaptılar. Kentsel dönüşüm insanları yerinde tutarak yapılır, kovarak yapılmaz."

Ejder Demir: Gazianteplinin evladı bana teslim

CHP'nin aday çıkarmadığı Gaziantep'te İYİ Partili Ejder Demir, iki güçlü adaya karşı belediye başkanlığı mücadelesi veriyor.

Bu durumun kendisini tedirgin edip etmediğini sorduğumuzda, "Biz kendi oyunumuza bakıyoruz. Amacımız Gaziantep'in geleceğine sahip çıkmak, bütün mücadelemiz budur. Bu demokratik bir yarıştır, herkes birbiriyle yarışabilir ama biz sahadayız, sokaktayız. Gördüğümüz teveccüh, sevgi, ilgi çok iyi. 31 Mart'tan sonra inşallah Gaziantep'in geleceğine birlikte yön vereceğiz" yanıtını veriyor.

Gaziantep'in geleceğinin oylanacağı bir seçim yaşanacağını anlatan Demir, "Gaziantep'in en büyük özelliği sanayi şehri olmasıydı, sanayici, esnaf kan ağlıyor, köylümüz, vatandaş kan ağlıyor. Sokakta mutlu yüzler azaldı. Biz, sanayiciyi, esnafı dijital altyapıyla dünyaya entegre edeceğiz ve yeniden bir sanayi kenti yaratacağız" diyor.

Kentin en büyük sorununu "uyuşturucu kullanımı" olarak nitelendiren Demir, şu görüşleri dile getiriyor:

"AMATEM'ler (Alkol ve Madde Bağımlılığı Merkezi) kuracağız, tedavi edeceğiz. Antepli anne babalara diyorum ki, 31 Mart'tan sonra Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı olarak çocuklarınız, evlatlarınız Ejder Demir'e emanet."

Suriyelilerin sosyo-ekonomik olarak büyük sorun oluşturduğunu ve yerli halkın yoksullaştığını savunan Demir, çözüm önerisini şöyle anlatıyor:

"Ekonomik krizden dolayı Gaziantep esnafı kan ağlıyor. Halk yoksullaştı, aspirin alacak parası yok. Ama Suriyelilere kayıt dışı iş yeri açarak haksız rekabete neden oluyorlar. Hastane bedava, ilaç bedava, sosyal yardım alanlar var. Hepsi halkın cebinden çıkıyor. Biz, zabıta önlemleri ile bu haksızlığı önleyeceğiz. Suriyelileri savaşın ortasına atalım demiyorum ama çatışmanın olmadığı yerlere göndererek Gaziantep'i rahatlatacağım."
Ayşe Sayın Gaziantep- BBC Türkçe
Annesi gözyaşları içinde izledi

Annesi gözyaşları içinde izledi

intihara kalkışan oğlunu Annesi gözyaşları içinde izlediTürkiyeden Haberde
Adana'da arkadaşı tarafından 20 bin lira dolandırıldığını ileri süren bir kişi evinde başına pompalı tüfek dayayarak intihar etmek istedi. 20 dakika boyunca kafasına pompalı tüfek dayayarak bekleyen genci polisler ikna etmeye çalıştı. Ambulansa götürülen şahsın annenin gözyaşlarına boğulduğu görüldü.

Edinilen bilgiye göre, olay merkez Seyhan ilçesi, Hanedan Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Seyhan B. adlı kişi mağdur olduğunu söyleyen arkadaşına 20 bin lira borç para verdi. Ancak bu parayı bir türlü alamadı.

Bir özel şirkette işçi olarak çalışan Seyhan B. bu nedenle bunalıma girdi. Seyhan B. evinde pompalı tüfeği başına dayayarak intihar girişiminde bulundu.
Aile hemen polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen polis şahsı ikna etmeye çalıştı.
Seyhan B.'nin ailesi de onu ikna etmeye çalıştı. Genç, yaklaşık 20 dakika boyunca başına dayadığı pompalı tüfekle bekledi.
Seyhan B. polis ve ailesi tarafından güçlükle ikna edildi. Daha sonra ambulansa götürülen Seyhan B'nin annesi gözyaşlarına boğuldu.
Genç daha sonra ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürülürken evden iki pompalı tüfek çıktı.
Sobayı tutuşturmak isteyen kişi alev alev yandı

Sobayı tutuşturmak isteyen kişi alev alev yandı

Gaziantep'te sobayı tutuşturmak isteyen bir kişi alev alev yandı. Güvenlik kameralarına da yansıyan olayda alevler arasındaki kişi hortumla söndürülürken olayda 2 kişi yaralandı.

Gaziantep'in Nizip ilçesindeki Galericiler Sitesi'nde bulunan bir oto galeride sönen sobayı tutuşturmak isteyen Ahmet Ö., sobaya yanıcı sıvı madde dökmek istedi. Bu esnada alevler bir anda yoğunlaşınca Ahmet Ö, panikle elindeki plastik şişede bulunan sıvı maddeyi üzerine de döktü. Kısa sürede üzerindeki kıyafetlere alev sıçrayan Ahmet Ö. alev topuna döndü. Olay esnasında Ahmet Ö.'nün yanında bulunan Mahmut T.'nin de üzerine alevler sıçradı. Önce Ahmet Ö, sonra da Mahmut T. kendisini dışarı atmayı başardı. Yanan iki kişi de kıyafetlerini çıkararak alevlerden kurtulmaya çalışırken, iş yeri sahibi Mustafa T. ise iş yerinin önündeki hortumla Ahmet Ö.'ye su sıkarak alevleri söndürdü. Mustafa T, elindeki hortum ile daha sonra ise alevlerden etkilenen oğluna su sıktı.

Vücudunda yanıklar oluşan Ahmet Ö. hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınırken, olayı hafif yanıklarla atlatan Mahmut T. ise ilk müdahalesinin ardından taburcu edildi.

Saniye saniye kameraya yansıyan olay nedeniyle iş yerinde hasar oluştuğu da öğrenildi.
megahaber27
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Gaziantep'te önemli mesajlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Gaziantep'te önemli mesajlar

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Son 17 yılda Gaziantep'e 35 katrilyon yatırım yaptık. 10 bin 830 yeni derslik inşa ettik.İkinci üniversiteyi kurduk.

Eski stadın yerine inşallah millet bahçesini kuruyoruz. Muhteşem bir millet bahçesi içinde de millet kıraathanesi olacak.

Şehrimize 1875 yataklı bir şehir hastanesi yapıyoruz.

Gaziantep'i tarihinin en büyük hizmetleri ile geleceğe hazırladık, hazırlıyoruz. Son 17 yılda Gaziantep'e 35 katrilyon yatırım yaptık.

Şehrimize önümüzdeki yıl hizmete sunacağımız 1875 yataklı bir şehir hastanesi yapıyoruz. Dün Ankara'da 3750 yataklı bir şehir hastanesini açtık. Bir benzerini de Gaziantep'te açacağız.

50 bin konutluk Gaziantep Kuzey Şehir projesini başlattık.

İmar barışı ile 194 bin Antepli kardeşimizin sorununu çözdük.

Şimdi geliyorum müjdemize. Gaziantep'in içinde 10 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde askeri alan var. Buradaki askeri birliği artık şehir içinde tutmanın bir anlamı kalmadığını gördük.

Bu devasa alanı Antep'in hizmetine sunmaya karar verdik. Bu alanın yarısını gül bahçeleriyle, ıhlamurlarıyla, çınarlarıyla bir millet bahçesi haline dönüştüreceğiz. Kalan kısmında da Antep'in tarihine kültürüne uygun bir medeniyet şehri kuracağız. Buradaki binaların her biri hayatlarıyla birer Antep evi şeklinde yapılacak.

Gaziantep'in 288 km'lik demiryolu hatlarını yeniledik. Gaziantep – Osmaniye – Adana - Mersin hızlı tren projemizin yapım çalışmaları da devam ediyor.

Gaziray'ın yapımı da sürüyor. Bu konudaki belediyemizdeki yükü de inşallah alacağız.

Bay Kemal çiftçiler battı diyor ya. Bay Kemal hangi dünyada yaşıyorsun. 1.5 katrilyon tutarında tarımsal destek verdik. Bugün gazetelerde okudum Bay Kemal diyor ki istihdam için üretim gerekli diyor. Bay Kemal üretimden önce yatırım gerekli. Yatırım olmadan üretim olur mu? Garip.. Anlamaz. Bir koyun ver kaybeder gelir. SSK'yı böyle batırdı.

Biz CHP gibi diğerleri gibi ver yiyeyim ört yatayım demedik. Gece gündüz çalıştık.

Biz ülkemiz ve milletimiz için şehir şehir ne yapabiliriz diye çalışırken birileri de hep suyu bulandırmanın gayreti içinde. Kimse asıl niyetini söylemiyor. Sonra gerçekler yağmur gibi yağmaya başlayınca o cilalar dökülüyor.

İttifakın asıl ortağını sürekli gizlemeye çalıştılar. Bu partinin ipi terör örgütümün elinde. Gaziantep'te işler daha da karışık. Sırtını Kandil'e dayayan CHP aslında bunu destekliyor. Şu partinin adayı diyorsunuz sonra bakıyorsunuz aslında başka bir partinin adayı. Kimin kimi desteklediği belli değil. Türk siyasetini bu duruma düşürmeye kimsenin hakkı yok. Çıkın açıkça söyleyin. CHP'nin listesinde FETÖ'nün belediye başkan adayları cirit atıyor. Neyse ki herkes rolünü iyi oynayamıyor.

Bu adam Kürdistan'da oylar HDP'ye diyor. Bu adam Kürt değil. Bu adam ne idüğü belirsiz. Türkiye'de Kürdistan diye bir bölge var mı? Çok seviyorsan Irak'ın kuzeyinde Kürdistan var defol oraya git. Ülkemizi bu toprakları bölemezsiniz. Bunlar bayrak düşmanı, ezan düşmanı. Taksim'de yaptılar. Milletimiz ne dedi. Bunlar bizim bayraklarımızı yakanlar değil mi.

Elinde düdüklerle ezan okunurken düdük öttürmeye mecbur musun? Dünya Kadınlar Günü için oraya gelirken Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nu bilmiyor musun? Aradım valimizi müracaatları var mı dedim. Yok dediler. Bu ülke yol geçen hanı mı? Yazını yazacaksın, valilik nereye uygun görürsen toplantını orada yapacaksın. O akşam gereği yapıldı, onlar oradan dağıtıldı.

Gezi'de Taksim meydanında CHP ile onların paçavraları yan yanaydı. Bundan Bay Kemal hiç rahatsız oldu mu? Onun derdi başka. İşte bu gerçekler ortadayken CHP genel başkanı istediği kadar kendini paralasın sorulara muhatap olduğu TV programlarında asıl niyetini ifşa ediyor. YPG Türkiye'ye saldırmaz diyor. Biz tepelerine binene kadar Afrin'den Gaziantep'e düşen roketler, atılan mermiler nereden geliyordu? Çukur eylemleri ile şehirlerimizin altını üstüne getirenler bunlar değil mi?

ÜÇ TÜRK YARALI

Bugün maalesef Yeni Zelanda'da yaşanan hadiseyi izlediniz mi? İslam düşmanı katiller Cuma namazı için toplanan Müslüman kardeşlerimize saldırıyorlar. Saldırının görüntüleri de canlı olarak yayınlandı. 49 arkadaşımız şehit oldu. 3 Türk vatandaşımız da yaralı. Yaralı Türk kardeşlerimden birine ulaştım, görüştüm. Bu alçak bildiri yayınlamış. Tüm Müslümanlarla birlikte ülkemizi, milletimizi, şahsımda hedef alıyor. Boğaz'ın batısına geçmeyecekmişiz.

Yani Avrupa yakasına. Yoksa ne olurmuş. İstanbul'a gelip hepimizi öldürür Ayasofya'yı minarelerden kurtarırlarmış. Kafalarda ve kalplerde yaşatılan heveslerin ifadesidir. İşte bu yüzden ezanlarımıza, camilerimize, bayrağımıza sıkı sıkıya sarılıyoruz. Be hey gafil önce şunu bil.. Ziya Gökalp'in şiiri vardı… Sen hangi milletle konuşuyorsun. Senin her yerin bomba olsa ne yazar. Sen orada ibadette olan masum Müslümanları buldun onları taradın. Terbiyesiz, adi alçak, Sen kolayı seçtin. Birileri de bayrak hassasiyetimizi çarpıtmaya çalışıyor.

Ben bu okuduklarımdan dolayı hapse girdim. Sizler muhtar bile olamaz dedikleri bu evladınızı başbakan, cumhurbaşkanı yaptınız. Bu ahlaksız İstanbul'a Konstantinapol diyor. Bu millet var ya bu can bu tende oldukça böyle bir şeye asla müsaade etmez. Çıkmış İsrail'in başında bir soyguncu var ya yargılanan var ya… Onun oğlu da tweet atıyor. İstanbul Bizans'ın başkenti Hristiyan şehridir diyor. Be ahlaksız siz Filistin'in tamamını işgal ettiniz. Siz 38'de 48'de neredeydiniz, o Filistinli kardeşlerim o zaman neredeydi, şimdi nerede… İşgal ettiniz. Netanyahu zalimdir. Dünyada zulmeden bir ülke aranıyorsa o da İsrail'dir. Terör devleti aranıyorsa o da İsrail'dir. Bunları söylüyorum diye rahatsız olan varsa onlar varsın rahatsız olsunlar. Yeni Zelanda'da şehit edilen kardeşlerime Allah'tan rahmet diliyorum.

Müslümanlar olarak asla baş eğmeyeceğiz ama asla bu alçakların seviyesine de düşmeyeceğiz. Kökeni, inancı, meşrebi ne olursa olsun günahsız her masum insanın ölümüne karşı aynı ilkeli duruşu sergileyeceğiz.
Otostop çeken kadını araca aldı! Sonrası korkunç

Otostop çeken kadını araca aldı! Sonrası korkunç

Cep telefonu ve parasını çaldığı öne sürülen kadını otoyolda kovalayan kişi, minibüsün çarpması sonucu hayatını kaybetti.İddiaya göre, hafif ticari araç sürücüsü İ.H, Tarsus-Adana-Gaziantep otoyolunda otostop çeken İ.G'yi aracına aldı. İ.G, İ.H'nin dalgınlığından faydalanarak cep telefonu ve parasını çalarak kaçmaya başladı.


Refüjden atlayarak yolun karşısına geçmeye çalışan kadını kovalayan İ.H'ye, Muhammet E. yönetimindeki 01 S 2352 plakalı servis minibüsü çarptı.

KURTARILAMADI

İhbar üzerine kaza yerine gelen 112 Acil Servis ekibi, İ.H'ye müdahale etti. İ.G, müdahale sırasında kazazedenin yanında diz çökerek gözyaşı döktü.

Adana Şehir Hastanesine kaldırılan İ.H, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Sürücü Muhammet E, AA muhabirine, yola bakmadan koşan İ.H'ye çarpmamak için direksiyonu kırdığını ancak başarılı olamadığını söyledi.

Polis, İ.G. ve sürücüyü Sarıçam Polis Merkezine götürdü.
Borcunu vermemek için tırla defalarca otomobile çarptı

Borcunu vermemek için tırla defalarca otomobile çarptı

Gaziantep’te bir tır sürücüsü, bin 500 liralık borcunu vermek için çağırdığı kişinin otomobiline defalarca çarparak yaklaşık 100 metre boyunca sürükledi. Kazada ölümden dönen otomobil sürücüsü, tırı kullanan S.Ü.’nün borcunu vermemek için kendisini öldürmek istediğini iddia etti.
S.Ü.’nün borcunu vermemek için kendisini öldürmek istediğini iddia etti.

Gaziantep’te 8 Mart günü 25 Aralık Sanayi Sitesi önünde yaşanan olayda, S.Ü. idaresindeki 38 E 0553 plakalı tır, Ferdi Ali Karkın idaresindeki 27 DH 795 plakalı otomobile yaklaşık 4 defa arkasından çarptı. Yaklaşık 100 metre sürüklenen otomobil, tır ile kaldırım arasında sıkıştı. Kaza sonrası tır sürücüsü kayıplara karıştı. Kazada yaralanan otomobil sürücüsü Karkın ise ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Güvenlik kameralarına da yansıyan olayda ölümden dönen otomobil sürücüsü Ferdi Ali Karkın, yaşadıklarını anlattı. Tır sürücüsü S.Ü.'yü tanıdığını söyleyen Karkın, "Yaklaşık 4 ay önce S.Ü. isimli şahsın işini yaptık, kaza yapmıştı, aracını onardık. Bin 500 TL alacağımız vardı, bir gün sonra vereceğini söyledi. Ama vermedi. Senet yaptık, aracı teslim ettik. 4 ay geçti, vermedi. Telefonlarımızı engellemiş, ulaşamadık" dedi.

Para almak için çağırmış 

S.Ü.’nün parayı vermek için kendisini çağırdığını anlatan Ferdi Ali Karkın, "Babam olay günü sabah saatlerinde tır parkında S.Ü.’yü görmüş. Sabah saat 09.00 sıralarında uyandırmış, ’paramızı neden vermiyorsun’ demiş. O da, yakındaki bir makarna fabrikasından yük alacağını, kendisine ödenecek paradan borcu verebileceğini söylemiş ve ’fabrikaya gelin parayı vereyim’ demiş. Babam da beni olay yerine çağırdı. Ben otomobilim ile önde S.Ü. ise tır ile arkamda fabrikaya doğru seyir ediyorduk" şeklinde konuştu.

Yaşanan o anları anlattı 

Karkın, S.Ü.’nün kullandığı tırın bir anda kendisine çarptığını belirterek, "Bir anda ne olduysa bana çarptı. Para vermemek için kasıtlı olarak bana çarptı. Defalarca çarptı. Tırın soluna alarak beni öldürmek istedi. Trafik ışıkların oradan itibaren yaklaşık 100 metre beni sürükleyerek getirdi. Sonra tır ile kaldırım arasında kaldım. Şahıs ise durmadı, kaçtı" dedi.

Şokunu atlatamıyor 

Karkın, kazanın şokunu atlamadığını ve psikolojik tedavi görmeye başladığını vurgulayarak, "Kazanın hemen ardından ambulans geldi, beni hastaneye kaldırdı. Hastanede yaklaşık 3-4 saat müşahede altında kaldım, taburcu edildim. Şu an psikolojik tedavi görüyorum. Çalışamıyorum, araç kullanamıyorum, gece uyuyamıyorum. Halen olayın etkisindeyim. Bir ambulans geçiyor sanki içerisindeymişim gibi geliyor" diye konuştu.

Otomobil hurdaya döndü 

Öte yandan kazada büyük hasar gören ve hurdaya dönen otomobil yeniden onarılmak için sanayi sitesine çekilirken, polis ise Kayserili olduğu öğrenilen S.Ü.'nün yakalanması için çalışma başlattı.
megahaber27
Gaziantep'te bazı yollar trafiğe kapatılacak

Gaziantep'te bazı yollar trafiğe kapatılacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Demokrasi Meydanı’nda yapacağı etkinlikler kapsamında bazı yollar araç trafiğine kapatılacak.

15 Mart 2019 Cuma günü yapılacak etkinliklerle ilgili alınacak trafik tedbirleri kapsamında; saat 08.00’dan itibaren etkinlik bitimine kadar aşağıda belirtilen yollar araç trafiğine kapatılacak.

-Muammer AKSOY Bulvarı Emniyet üçlü kavşağından kapatılarak araç trafik akımı Eski Havuzlu Kavşak ile Grand Otel Kavşağı istikametine yönlendirilecektir.

-Şehit Yusuf ERİN caddesi Büyükşehir Belediyesi kavşağından kapatılarak trafik akımı Gazimuhtarpaşa Bulvarı istikametine yönlendirilecektir.

-Tufan Hamamı caddesi ile 16 Nolu cadde kapatılarak trafik akımı Kemal Köker Caddesi ile Eski Havuzlu Kavşak istikametineyönlendirilecektir.

-Kemal KÖKER caddesi, Zabıta Daire Başkanlığı önünden kapatılarak trafik akımı Sacır sokak istikametine yönlendirilecektir.

-Hürriyet caddesi Maarif Köprülü kavşak alt girişi kapatılarak trafik akımı Atatürk Bulvarı ve Suburcu caddesi istikametine yönlendirilecektir.

-İstasyon caddesi - Maarif Kavşağından Suburcu Caddesi ile Atatürk Bulvarı istikametine bağlantı yolu (Maarif Kavşağı üstü) kapatılacaktır.

-Dayı Ahmet Ağa Sokak kapatılarak trafik akımı Karagöz caddesi ile Gaziantep kalesi istikametine yönlendirilecektir.

-Derekenarı Caddesinin Ali Nacar Camii kavşağından Stad Kavşağına kadar olan kısmı kapatılarak trafik akımı Kepkep sokak istikametine yönlendirilecektir.

-İstasyon caddesi Eski Müze kavşağından kapatılarak trafik akımı Kamil Ocak Caddesi ve Köprü sokak istikametine yönlendirilecektir.

-Muammer AKSOY Bulvarı ile 36016 Sokak kesişimi kapatılarak trafik akımı Kamil Ocak Caddesi istikametine yönlendirilecektir.

-Sebahat Göğüş Caddesi ile Muammer Aksoy Bulvarı kesişimi kapatılarak trafik akımı Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü istikametine yönlendirilecektir.
Bilim insanları açıkladı: Öldükten sonra 24 saat boyunca devam ediyor

Bilim insanları açıkladı: Öldükten sonra 24 saat boyunca devam ediyor

Nature Communications dergisinde yayınlanan araştırmaya göre; genler, ölümden bir süre sonra daha faaliyete devam ediyor. Yaşamın anahtarı olan genlerin bilinmeyen bir özelliği gözler önüne serildi.
Araştırmacılar, ölümün hemen sonrasında aldıkları örneklerde şaşırtıcı bir durumla karşı karşıya kaldılar.
Ölümle birlikte gen faaliyetlerinde bozulma bekleyen araştırmacılar, bazı genlerin 24 saat kadar faal kaldığını gördüklerini açıkladı.
Bilim insanları, hücrelerin, kişinin ölümüne tepki gösterdiğini belirtti.
DNA kopyalanması sürecinin bir süre daha devam ettiğini belirten araştırmacılar, bu bilginin gelecekte adli tıpta kullanılabileceğini vurguladı. Ancak sonuç alınabilmesi için başlangıç aşamasındaki çalışmaların ilerletilmesi gerekiyor.

ÖLÜMÜN NEYE BENZEDİĞİNİ ANLATTILAR!

Ölüme Yakın Deneyim Araştırma Vakfı'nın internet sitesinde ölümden sonra neler olduğunu gördüklerini iddia eden kişilerin deneyimleri paylaşıldı.
Çeşitli nedenler yüzünden ölümün kıyısından dönen kişiler, ölüm deneyim öykülerini paylaştı. Ölümden sonraki hayat hakkında ortaya inanılması güç iddialar attılar.
İlk hikaye; intihar girişimi sırasında cehennemi gördüğünü iddia eden bir kişiye aitti. İsmi açıklanmayan kişi, o anlarla ilgili şunları söyledi: "Korkunç hissettiğimi hatırlıyorum, çok karanlıktı ve kendimden başka bir şey göremedim.
Bu yüzden neler olduğunu anlamak zordu. Birtakım varlıklar beni ortalarına doğru çekerken, karanlık ve soğuk olan o yer yumuşak ve ıslak gibi görünüyordu. Bu arada, çevremdeki varlıklar beni koparıyor ve yırtıyordu. Bunu hiç sevmediğimi ve geri dönmek istediğimi düşünüyordum."
Zatüre hastalığının ağırlaşması üzerine ölüm tecrübesi yaşadığını anlatan diğer kişi de Çekya vatandaşı bir kadındı. İsmini yalnızca Hana P. olarak açıklayan kadın, deneyimlerini şu cümlelerle paylaştı: "Dağınık tahta ve kirişlerden oluşan gri bir görüş açım vardı. Sağ üst köşede, beni içeriye davet eden parlak, dairesel bir ışık vardı. Korkuyla, bunun yaşam ve ölüm arasındaki geçiş olduğunu anladım. 'Ben girmek istemiyorum, hayatımda her şeyi denemedim' dedim."
Ölümün yakınında duran bazı kişiler ise parlak bir ışıkla yıkandıklarından dolayı sakin, huzurlu ve sıcak bir duygu hissetiklerini söylediler.
Richard L. olarak tanımlanan bir adam, iki ay önce bir nöbet sonrasında yaşadıklarını anlattı. Richard L., "Hiç acı hissetmedim, aksine sonsuz bir sevgi ve barışçıl bir ışık hissettim" dedi.
Saldırıdan hemen sonra öldüğü bildirilen Alexander S, isimli bir kişi ise; "Tıpkı bir tünelin sonundaki gibi çok parlak bir ışık gördüm, beni çok mutlu etti. Sadece bulutları görebildim ve sonra arka planda sesler duydum" açıklamasında bulundu.
Kalp krizinden kurtulan Tom B., ise deneyimini şöyle açıkladı: "Çok rahat ve huzurlu hissettim. Her şey siyahtı ve bir tünel içinde olduğumu hissettim. Tünelin sonunda parlak bir ışık görüyordum."
Kalp krizi geçirdikten sonra ölüme yaklaştığı iddia edilen Heidi C., "Işık, o güne dek gördüğüm en güzel beyazdı, altından ışıktı.
Muazzam bir mutluluk, memnuniyet, barış, sıcaklık ve sevgi hissettim. Nasıl hissettiğimi, içinde bulunduğum o güzel ışığı ve sıcaklığı tanımlayacak hiçbir kelime yok. Renkler ve duygular adeta bir milyon kat büyütülmüştü" dedi.

ÖLÜM 3 AY ÖNCEDEN BAŞLIYOR!

Ölüm genelde insanları korkutur. Sevdiklerinizi bırakıp gitmek, yapmak istediklerinizi tamamlayamamak ya da bilinmeyene doğru bir yolculuk yapmak biraz ürkütücü gelebilir. Peki, ölüm hakkında ne biliyorsunuz? Mesela ölümün aslında anlık olmayıp, üç ay önceden başlayabileceğini biliyor muydunuz?
Ölüm, her birey için özel, benzersiz, kişisel bir yolculuktur. Birisi ölüme doğru yaklaşır ve bilinen bir dünyadan bilinmeyen bir dünyaya doğru yolculuğu başlar. Bu süreçte kişi ölümü kavrar ve kendi ölümüne inanarak, zihinsel yolda bir keşfe başlar. Bazılarının varış noktasına ulaşması aylar sürebilirken bazılarının yolculuğu ise birkaç gün sürer.

YOLCULUK BAŞLIYOR: ÖLÜME 1 - 3 AY KALA

Birisi ölümün yaklaştığını fark etmeye ve onu kabul etmeye başladığı zaman çevresinden çekilmeye başlar. Dünyadan ve dünyanın içindekilerden ayrılma sürecini başlatır. Arkadaşlarının, komşularının ve hatta aile üyelerinin bile ziyaretini geri çevirebilir. Ziyaretleri kabul ettikleri zaman etkileşimde zorlanabilir ve bundan hoşlanmayabilirler.
Kendi hayatları hakkında düşünüp taşınırlar ve anıları ziyaret edip dururlar. Nasıl bir hayat yaşadıklarını değerlendirebilir ve pişmanlıklarını düşünürler. Ölmek üzere olan kişilerin iştahı azalır, kilo verirler.
Beden yavaşlamaya başlar ve daha önce olduğu gibi yiyeceklerden enerji almaya gereksinim duymaz. Bir zamanlar çok keyif aldığı şeyler ona artık cazip gelmez, tek istediği şey uyumaktır… Değişen vücut kimyası hafif bir his üretir. Onlar ne aç ne de susuzdur, yemek yemediklerinde acı çekmezler. Ve bu başladıkları yolculuğun beklenen bir parçasıdır.

ÖLÜME 1 - 2 HAFTA KALA: RUHSAL DEĞİŞİKLİKLER

Bu yolculuk sırasında kişiler genelde uyurlar. Kişilerde oryantasyon bozukluğu sık görülür ve algılar değişebilir. Kişi gizli düşman korkusu veya yenilmeme duygusu gibi hezeyanlar yaşayabilir. Halüsinasyonlar görebilir, bazen orada olmayan insanlarla konuşabilirler.
Konuşulan kişi genelde ölmüş insanlar olur. Hayat ile gelecek arasındaki perde kalkmıştır. Kişide ajitasyon görülür, hareketleri amaçsızdır ve diğerleri için hiçbir anlam ifade etmiyor olabilir. Çünkü gittikçe bu dünyadan uzaklaşıyorlardır.

FİZİKSEL DEĞİŞİKLİKLER

Vücut daha zor bir şekilde kendini koruma altına alır. Vücutta bu süre zarfında bazı işaretler görülür:
* Vücut sıcaklığı düşüktür
* Kan basıncı düşüktür
* Nabız düzensizdir; yavaştır ya da hızlıdır
* Terlemede artış görülür.
Dolaşım nedeniyle deride renk değişiklikleri olur. Soluk ve mavimsi bir renk hakimdir, özellikle dudaklarda ve tırnak yataklarında daha belirgindir. Solunum değişiklikleri söz konusudur. Genellikle solunum daha hızlı ve yorucu haldedir. Tıkanıklık meydana gelebilir ve bu da öksürüğe yol açabilir. Konuşma azalır ve sonunda tamamen durur.

YOLCULUK ARTIK SONA ERDİ: ÖLÜME BİRKAÇ GÜN YA DA BİRKAÇ SAAT KALA

Kişi artık ölüme doğru yaklaşmaktadır. Ölüm yaklaştıkça enerji dalgası ortaya çıkabilir. Yataktan kalkıp, yakınlarla konuşmak, iştahsız geçen günlerden sonra bir şeyler yemek isteyebilirler. Bu enerji dalgalanması kişiye göre değişiklik gösterse de ölen bir kişinin son fiziksel ifadeleri bunlardır.
Nefes daha düzensiz ve genellikle daha yavaştır. (Cheyne Stokes solunumu) Hızlı hızlı nefes almanın ardından nefes tamamen durabilir. Eller ve ayaklar morumsu ve lekeli (benekli) olabilir. Bu benekler yavaş yavaş kollara ve bacaklara yayılabilir. Dudaklar ve tırnak yatakları mavimsi ya da mor olabilir. Kişi genellikle yanıt vermemeye başlar ve gözleri açık veya yarı açık olmakla beraber çevreyi göremezler.
İnanışa göre bu anlarda ölmek üzere olan kişinin yanına sevdiği kişilerin oturup onunla konuşması tavsiye edilir. Sonunda nefes tamamen sona erer, kalp durur. Ve ölüm artık meydana gelmiştir.
'Karanlık saldırı' için flaş hamle!

'Karanlık saldırı' için flaş hamle!

Dünyadan Haberde
Venezuela Devlet Başkanı Maduro, tüm ülkeyi karanlıkta bırakan, iletişimi ve internet erişimini sekteye uğratan elektrik kesintisine neden olduğunu değerlendirdikleri sabotajı araştırmak için Rusya, Çin, İran ve Küba'dan uzmanlarla bir komisyon kurulacağını duyurdu.

Tüm ülkeyi karanlığa gömen ve artık büyük ölçüde giderilen elektrik kesintisine neden olan "sabotajı" araştırmak için komisyon kuruluyor.


Devlet Başkanı Nicolas Maduro, 7 Mart'ta ülkenin neredeyse tamamını ışıksız bırakmasının yanında iletişimi ve internet erişimini de sekteye uğratan elektrik kesintisinin ardından yapılan çalışmalarla ilgili başkent Caracas'ta kurulan kriz merkezinde denetlemelerde bulundu.

Kesintiyi ülkenin doğusunda Guri olarak bilinen Simon Bolivar Hidroelektrik Santrali'ne düzenlenen ve birden fazla aşamaya sahip bir sabotaj olarak değerlendiren Maduro, bu sabotajı araştırmak için Rusya, Çin, İran ve Küba'dan uzmanlarla bir komisyon kurulması talimatı verdiğini aktardı.

Söz konusu ülkelerin "Siber saldırılar konusunda büyük tecrübesi" bulunduğunu belirten Maduro, komisyonun Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez'in sorumluluğunda olduğu bilgisini paylaştı.

HÜKÜMET SU SORUNUNU ÇÖZMEYE ÇALIŞIYOR

Kesintinin ardından hizmet veremeyen ve Venezuelalıları su kaynaklarına hücum ettiren şebeke suyu yokluğu ise hükümetin karşısında en büyük sorun olarak durmaya devam ediyor.

Bu konuda da "Mavi Tanker" isimli acil müdahale planını devreye aldıklarını söyleyen Maduro, hükümetin yaklaşık bir yıl önce uygulamaya koyduğu "vatan kartı" sahiplerine dağıtılmak üzere 50 bin tanker suyun hazır tutulduğunu kaydetti.


ÇİN ELEKTRİK KESİNTİSİNİN GİDERİLMESİ İÇİN YARDIMA HAZIR

Öte yandan iktidara yakın Ultimas Noticias internet haber sitesine göre Çin hükümeti, Venezuela'daki elektrik kesintisinin tamamen giderilmesi için yardım etmeye hazır.

Ülkesindeki bir basın toplantısında konuya ilişkin konuşan Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lu Kang, "Çin, elektriklerin tamamen sağlanması için gerekli tüm teknik desteği ve yardımı Venezuela'ya sağlamaya hazır." ifadelerini kullandı.
Maaşı kesilince Suriyeli ile 56 yıldır evli olduğunu öğrendi

Maaşı kesilince Suriyeli ile 56 yıldır evli olduğunu öğrendi

Siham Reyhani (70), babasından kalan Bağkur maaşının kesilmesi üzerine başvurduğu SGK'da, 14 yaşından beri Suriyeli bir kişiyle evli olduğunu öğrendi. Bugün kadar hiç evlenmediğini belirten Reyhani, Gaziantep'te oturan suriyeli ile evli çıktı."

Hatay'ın İskenderun ilçesinde yaşayan Siham Reyhani (70), babasından kalan Bağkur maaşının kesilmesi üzerine başvurduğu SGK'da, 14 yaşından beri Suriyeli bir kişiyle evli olduğunu öğrendi. Bugün kadar hiç evlenmediğini belirten Reyhani, yetkililerden yardım istedi.

İskenderun'da, bugüne kadar hiç evlenmeyen Siham Reyhani'nin, geçen yıl temmuz ayında yaşamını yitiren Bağkur emeklisi babasından kalan maaşı kesildi. SGK'ya ve maaş aldığı bankaya başvuran Siham Reyhani, evli göründüğü için maaşının kesildiğini öğrendi. Nüfus Müdürlüğü'ne giden Reyhani'ye, All Kassem adlı bir Suriyeli ile Gaziantep'te 14 yaşından beri evli göründüğünü belirtildi. Kendisinin hiç evlenmediğini belirten Siham Reyhani, "Kardeşim Gülseren Reyhani ile birlikte, doğduğumuz babadan kalma evimizde yaşıyoruz. Evliliği bırakın, başımdan bir nişanlılık dahi geçmedi. Tam bir dolandırıcılık olayıyla karşı karşıyayım. İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdum. Devlet yetkililerinden, beni bu durumda kurtarmalarını ve yardım etmelerini bekliyorum" dedi.
Muhtarlık kavgası ölümle bitti

Muhtarlık kavgası ölümle bitti

Türkiyeden Haberde
Tercan ilçesinde muhtar adayı İsmail Şimşek(45), rakibinin destekçileriyle girdiği kavga sırasında bir işyerinin vitrin camına çarpıp, kırılan cam parçalarının üzerine düştü. Şişmek, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Olay, Tercan ilçesine bağlı Mercan Beldesi'nde meydana geldi. Beldeye 5 kilometre uzaklıktaki Gökçe köyünde muhtar adayı olan İsmail Şimşek ile rakibi A.Y.'yi destekleyenler dün akşam kavga etti. Kavga, köylülerin araya girmesiyle yatıştırıldı. Ancak taraflar bugün beldede yeniden karşı karşıya geldi. A.Y.'nin destekçileri, Seyfettin Küçük ve Muhammed Küçük'ün bıçak, İsmail Şimşek'in çekiç kullandığı kavga sırasında muhtar adayı, bir iş yerinin vitrin camına çarptı. Kırılan cam ile birlikte düşen İsmail Şimşek, ağır yaralandı. Tercan Devlet Hastanesi'ne kaldırılan 2 çocuk babası çiftçi İsmail Şimşek, hayatını kaybetti. Yaralanan Seyfettin ve Muhammed Küçük ise Çayırlı Tercan Devlet Hastanesi'nde tedavi edildi.

Polis ve jandarma belde ile köyde geniş güvenlik önlemi aldı.
Sayfa Başına Dön