REKLAM ALANI

Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya: Gaziantep mülteci konusunda tarih yazıyor

Tarih: 30.4.16 Kategori: , ,
Bir Üniversitesi’nin düzenlediği 8. Gaziantep Zirvesi’nde Gaziantep ve mülteci sorunu tartışıldı.

Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya açılış konuşmasında “Dünya mülteci konusunda büyük bir insanlık sınavından geçiyor, Gaziantep ise bu konuda tarih yazıyor. Suriyeliler ve şehrin yerlisi şu ana kadar ciddi bir sorun yaşamadan hayat sürdürüyorlar. Cumhuriyet başsavcısının kabul ettiği dosyaların yüzde 2.6'sı Suriye kökenli misafirlerin işlemiş olduğu suçlar. Asayişle ilgili olan kısım birilerinin ifade ettiği gibi kötümser bir tabloda değil” dedi.

Bir Üniversitesi’nin geleneksel hale getirdiği ve her yıl farklı tema ve konu başlıklarıyla düzenlediği Gaziantep Zirvesi’nin bu yılki konusu Gaziantep ve Mülteci Sorunu’ydu.

28 Nisan 2015 Perşembe günü Tuzla Kampüsü’nde gerçekleştirilen Zirve’nin açılış konuşmasını yapan Üniversite Mütevelli Heyet Başkanı Bekir Okan gelenekselleştirdikleri Gaziantep Zirvesi ile doğduğu ve büyüdüğü şehir olan Gaziantep’i unutmadıklarını belirtti. Okan sözlerine şöyle devam etti: “Bundan tam 5 yıl önce Türkiye’ye Suriye'den ilk mülteci girişi yapıldı. Şu an Türkiye'de yaşayan 3 milyon mültecinin 2 milyon 730 binini Suriye'den gelenler oluşturuyor.  Gaziantep’teki on binlerce mülteci sosyal, güvenlik, eğitim ve sanayii açısından sorun olarak görülüyor. Bu sorunu çözme konusunda önlemler alınmalı.”

Zirve’de Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya “Şu an Gaziantep'te 350 bin mülteci yaşıyor. Bu rakamın 330 bini Suriyeli. Türkiye'de Şanlıurfa, Hatay ve İstanbul'dan sonra en çok mültecinin yaşadığı dördüncü şehir Gaziantep” diyerek başladığı konuşmasında ”Dünya mülteci konusunda büyük bir insanlık sınavından geçiyor, Gaziantep bu konuda tarih yazıyor. Bunu söylemekten gurur duyuyorum. Suriyeliler ve şehrin yerlisi şu ana kadar ciddi bir sorun yaşamadan hayat sürdürüyorlar” dedi.  Yerlikaya bu konuda rakam da verdi: “Cumhuriyet başsavcısının kabul ettiği dosyaların yüzde 2.6'sı Suriye kökenli misafirlerin işlemiş olduğu suçlar. Nüfusumuzun yüzde 17'si kadar Suriyeli var. Asayişle ilgili olan kısım birilerinin ifade ettiği gibi kötümser bir tabloda değil.”

“Bu süreçte 57 bin Suriyeli öğrenciyi okullaştırdık”

“Sınırda olmamız nedeniyle geçmişte büyük avantaj sağlayan sınır 2011'den itibaren bize kasvet oldu. Sadece küresel göçle uğraşmıyoruz, küresel terörizmle de mücadele ediyoruz” diyen Yerlikaya bu şartlara rağmen yine de Suriyeliler evlerine dönene kadar Türkiye ve Gaziantep olarak insanlık görevlerini yapmayı sürdüreceklerini ifade etti.

Yerlikaya bu süreçte şehirde doğan bebeğin dörtte biri kadar Suriyeli bebek doğduğunu, bu rakamın 14 bin bebeği bulduğunu söyledi. Ayrıca şehirde tam gün eğitim veren okulların yarım gününü Suriyelilere ayırarak 57 bin öğrenciyi okullaştırdıklarını belirtti.

Zirve kapsamındaki “Gaziantep ve Mülteci Sorunu”  başlığındaki panelin oturum başkanlığını yazar Ahmet Ümit yaptı. Panelistler İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi Başkanı Metin Çorabatır,  Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Zeynep Alemdar ve gazeteci Mete Çubukçu mülteci sorununu ele aldı.

Ahmet Ümit oturumu başlatmadan önce “1 milyon 900 bin nüfusu olan Gaziantep'te 350 bin mültecinin olması demek her 5 kişiden birinin mülteci olması demek. Biz de 1000 yıl öncesine kadar göçmendik. İnsanlık, insanlık sınavı ile karşı karşıya kaldı. Türümüzün o kadar şahane olmadığını bu sayede gördük” dedi.

“Gaziantep mülteci meselesini absorve ederse kültürel zenginliğini artıracak”

Gazeteci Mete Çubukçu Suriyelilerin evlerine dönmesi için en iyi ihtimalle 5 yıl kadar bir sürenin olduğunu belirtti: “İç savaş hakkındaki istatistikler Suriyelilerin evlerine dönmesi için en iyi ihtimalle 5 yıl kadar bir sürenin olduğunu gösteriyor. İç savaş sonrası ülkesini terk edenlerin ancak 14-15 yıl sonra evlerine döndüğü istatistikler tarafından ortaya konmuş.”

Çubukçu ülkemizdeki mülteci politikasını değerlendirirken “Türkiye'de zaman zaman mülteciler konusunda yanlış politikalar izlenmiş olsa da şu an dünyaya örnek olacak şekilde insanlık dersi veriyoruz. Türkiye çok ciddi bir misafirperverlik gösteriyor. Ama tabii ki ekonomin iyiye gitmesi, insanların işinde gücünde olması ile ilgili bu hoşgörü. Avrupa'da değişen ekonomik şartların bir şekilde mültecilere yöneltilmesi durumu var. Türkiye'de bu risk artarsa farklı gözle bakmalar başlayacak” dedi.

Çubukçu Gaziantep’in hem cebi hem gönlü zengin bir şehir olduğunu söyleyerek konuşmasını “Gaziantep mülteci meselesini absorve edebilirse kültürel zenginliğini daha da artırabileceğini düşünüyorum” sözleriyle bitirdi.

Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Zeynep Alemdar dünyada 232 milyon kişinin göçmen durumunda olduğunu, 43 kişiden birinin göçmen olduğunu anlatarak şu an karşılaştığımız sorunlarla önümüzdeki yıllarda da karşılaşacağımızı, tüm dünyanın dış politika beşiğinde sallandığını ifade etti. “Gaziantep çok kültürlülüğe yabancı bir şehir değil” diyen Alemdar göç uzmanı arkadaşlarının Gaziantep’in mülteci konusunda diğer şehirlerimize göre çok daha ileride olduğunu aktardığını anlattı. Alemdar mültecilerin ülkemizde kalıcı olma ihtimalini de düşünerek neler yapabileceğimiz üzerine fikir üretmemiz gerektiğinin altını çizdi.

“Göçmenler kaos yaratmaz, onları yönetememek kaos yaratır”

İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi Başkanı Metin Çorabatır uluslararası sivil toplum kuruluşları ve Birleşmiş Milletler örgütleri için Gaziantep’in mülteci konusunda merkez konumunda olduğunu belirtti. “Göçmenler kaos yaratmaz, onları yönetememek kaos yaratır. Bu sorunu yönetmeye başladığımızda işler rayına oturmaya başlar. Eğer mülteci sorunu doğru yönetilirse bu bir zenginlik olarak bize dönecektir. Ayrıca mültecilere teşekkür etmeliyiz çünkü Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkilerini yeniden canlandırdılar” diyen Çorabatır entegrasyon stratejisini belirlememiz gerektiğini ifade etti.  Gaziantep gibi bu konuya katkıda bulunacak şehirleri de entegrasyona yönlendirmemiz gerektiğini söyleyen Çorabatır  “Mülteci sorununu diğer ülkeler gibi Türkiye de geçici bir sorun gibi gördü. Çok yakın zamana kadar bu konuda bir stratejimiz yoktu. Bugün uluslararası sistemin vazgeçilmez aktörleri mülteciler. Coğrafi kısıtlamaları kaldırarak, onlara mülteci statüsü ve haklarını vererek bir çözüm bulabiliriz” dedi.

Ahmet Ümit, paneli “Bugün vatanımız burası olabilir ama yarın nerede olacağımızı kim bilir? Suriyeliler 6-7 yıl önce ölümü göze alarak vatanlarını terk edeceklerini tahmin edebilirler miydi? Anavatanımız yeryüzüdür. İnsan vicdanıyla vardır. Gaziantep de hem bizim hem göçmenlerin yararına Suriyeli kardeşlerimize evini ve yüreğini açmalıdır” sözleriyle sonlandırdı.

Bu Yazıyı Beğendinizmi?

Paylaş : Facebook Twitter Google Plus Pinterest Tumblr
Sayfa Başına Dön